Bayram Gelmiş Neyime....

2011-09-22 14:19:00

  İnsanların iyisiyle kötüsüyle az ya da çok, ama her halükarda inanca daha yakın durmaya çalıştığı bir ramazan ayını daha geride bıraktık. Bugün bayram. Ancak ne yazık ki herkes için değil; sadece  vicdan azabı duymadan bayram edebilecekler için. Niçin mi? Açıklamaya çalışayım: Ben ramazanın büyük bir bölümünü İstanbul’da son birkaç gününü ise Şavşat’ta geçirdim. Özellikle büyük şehirlerde görülen  ama alt düzeyde de olsa ilçemize de bulaşan yeni iftar modasından hep azap duydum. İftar verdik ama “Sağırlar, birbirini ağırlar.” misali kendi aramızda. Lüks restoranlarda    yüzlerce liralık nimetlerle donattığımız padişahlara layık iftar sofralarında yoksullar yoktu. Onların yavan iftar sofralarında ise biz yoktuk. Biz çaldık biz oynadık. Yoksullara ise ya  bizi rahatsız etmesinler, göz zevkimizi bozmasınlar  diye uzaklarda iftar çadırları kurduk ya da soframızdan uzak dursunlar, göz koymasınlar diye hediyelik iftar paketleri gönderdik. Ramazan gelir gelmez gıda fiyatları bir anda yüzde yirmilere varan oranda arttı.   Bize ibadetlerin gelişmenin  daha iyi insan olmanın, eşref-i mahlukat adına layık olmanın bir vesilesi olarak anlatılmadı. Bu yüzden  biz de ramazanda    deste deste sevap depolamayı ve öbür dünyada gösterip karşılığında hurilerle dolu köşkler almayı hedefledik. Sözün kısası ramazanda ilahi makamlarla yapacağımız pazarlık için sermaye biriktirdik. Biz  ramazana böyle yaklaştığımız için  birilerinin de ramazanı fırsat bilerek  dünyevi hevesler için deste deste para biriktirmesi bizi rahatsız etmedi. Ramazan boyunca dualar ettik, bazen  İsla... Devamı

NEYİN İNTİKAMI !

2011-09-08 22:47:00

İKTİDAR GEÇMİŞTEN ÖYLE KÖTÜ İNTİKAM ALIYOR Kİ HEM KENDİLERİNİ HEM BU ÜLKEYİ YAKACAKLAR. FARKINDA DEĞİLLER. İKTİDAR DEV BİR BUZ KİTLESİ GİBİ DOKUNDUĞU HER ŞEYİ DONDURUYOR. HİÇ AKILLARINA GETİRMİYORLAR MI ACABA KENDİLERİNİN ÜSTÜNE BİR GÜN GÜNEŞİN KIZGIN IŞIKLARI VURACAK. BU NE DÜŞÜNCESİZLİK, BU NE GAFLETTİR?   Devamı

KUTLAMA

2011-08-26 08:55:00

Bin yıldan daha hayırlı kılınmış mübarek kadir gecesinin Vatanımıza dirlik, birlik , bolluk , bereket, insanımıza , tüm müslümanlara huzur ve bereket , dünya'ya ve insanlık alemine barış ve esenlik getirmesini Yüce Yaratıcımızdan niyaz ederiz. Şahlanış Hareketi Başkanlık kurulu adına: Basın ve Propaganda dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sami YILDIZ   Devamı

KAYNAYAN KAZAN ORTADOĞU VE HAFIZADA KÜLLENENLER………!

2011-08-22 14:47:00

22-08-2011  KAYNAYAN KAZAN ORTADOĞU VE HAFIZADA KÜLLENENLER………!   Ortadoğu kavramı yakın çağda ortaya çıkmasına pek çok farklı kapsamlarda kullanılmıştır. Bu yüzden Ortadoğu teriminin açıklanması güçtür.1 Farklı kaynaklarda ilk olarak 17. yüzyıl veya 20. yüzyılda İngilizler  tarafından kullanılmaya başlandığı ifade edilse de yazılı olarak ilk kez Amerikan deniz tarihçisi Alfred Thayer Mahan tarafından kullanılmıştır.2    Mahan, 1902 yılında yayınlanan National Review’de Basra Körfezi’ni anlatırken ele aldığı “The Persian Gulf and International Relations” başlıklı yazısında Arabistan ile Hindistan arasında kalan bölgeyi açıklamak için Ortadoğu kavramını kullanmıştır.3   Daha sonra bu terimi yazılarında kullanan The Times yazarı Valentine Chirol, Basra Körfezi’nin önemini vurgulamak için “Ortadoğu Problemleri” başlıklı yazılar ele almıştır. Bu yazılarında bölgeye Almanların demiryolları ile müdahale ederek İngilizlerin çıkarlarını kötü yönde etkileyebileceklerini anlatmıştır.4   Ortadoğu’nun neresi olduğu, sınırlarının nereden geçtiği ve hudutlarının tartışmalı olması bu kavramın tanımlanmasını güçleştirmektedir. Avrupa merkezciliğini anlayışının bir sonucudur bu. Ortadoğu teriminin bu şekilde kullanılmasında Avrupalı ve Amerikalı yazar ve düşünürlerin etkisi de görülmektedir.    İngilizler, bu kavramı “Ortadoğu” (Middle East) olarak kullanırken Amerikalılar daha çok “Yakındoğu” (Near East) şeklinde kullanmışlardır.5 Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlar da ve bu kuruluşların yayınlarında Amerikan etkisi görülmüş ve daha çok “Yakındoğu” veya “Batı... Devamı

İNANILAN DAVALARIN VAZGEÇİLMEZLERİ!

2011-08-22 04:08:00

ÇOK KIYMETLİ KADİR ŞİNAST, DEĞERLİ DAVA ARKADAŞLARIM: ŞAHLANIŞ HAREKETİNE DAHİL OLDUĞUMUZ GÜNDEN İTİBAREN ÇOK ZOR ŞARTLAR ALTINDA OLMAMIZA RAĞMEN GÖNÜL VERMİŞ OLDUĞUMUZ DAVAMIZI HER GÜN BİRAZ DAHA BÜYÜTEREK GENİŞLETEREK BU GÜNE GETİRDİK. BU SÜREÇTE HER KİMİN BİR ZERRE OLSUN KATKISI OLMUŞSA ŞÜKRAN LAMIZI SUNUYORUZ.BİZLER BUNUN BİR BAYRAK YARIŞI OLDUĞUNU VE GÜNÜ GELDİĞİNDE İSTER BAŞARILI İSTER BAŞARISIZ KABUL EDELİM KENDİMİZİ BU YARIŞTA BAYRAĞI BİZDEN SONRAKİ GELECEK EHİL ELLERE TESLİM ETMESİNİ,DE BİLDİĞİMİZ TEKRAR ETMEME GEREK YOKTUR SANIRIM. BU BİR BÜYÜK TÜRKİYE DAVASIDIR BU BİR GELECEK DAVASI,DR. BİZ ŞAHLANIŞ HAREKETİ MENSUPLARI OLARAK ÜSTLENMİŞ OLDUĞUMUZ BÜYÜK SORUMLULUĞUN FARKINDA OLARAK HAREKET ETMEYİ DÜSTUR EDİNDİK.LİDERE SONUNA KADAR BAĞLI KALDIK VE KALACAĞIZ ÇOK DAHA ÖNEMLİSİ GÖNÜL VERDİĞİMİZ DAVAMIZA DA SADIK KALMAYI BİR NAMUS SAYDIK. ŞUNA İNANIYORUM,Kİ BİR GÜN ARAMIZDAN AYRILAN ARKADAŞLARIMIZ BUNA BENDE DAHİLİM İNANDIĞIMIZ DAVAYA İHANET İÇİNDE OLUP BİR BAŞKA SİYASİ PARTİ YADA DAVAYA HİZMET ETMEYİ KENDİMİZE AR SAYACAĞIZ. DOLAYISIYLA VAZGEÇİLMEZ İLKELERİMZDEN ( 3 F )  ''FEDKARLIK,FERAGAT,FERASET ''  (1 V )  '' VEFA''  VE 3 S  ''SAYGI, SEVGİ SADAKAT''  DEDİĞİMİZ BU DEĞERLER DAVAYA İNANMAYI VAZGEÇİLMEZ KILIYOR. ŞAHLANIŞ HAREKETİNİN  YOLU VE BAHTI AÇIKTIR..BU VESİLE SAYIN LİDERİM MURAT ALTUN BEYEFENDİYE,FEDAKAR ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIA VE SİZ ÇOK DEĞERLİ ŞAHLANIŞ HAREKETİ MENSUPLARINA   ŞÜKRANLARIMI , SEVGİ VE SAYGILARIMI SUNUYORUM. ŞAHLANIŞ HAREKETİ BASIN VE PROPAGANDA DAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SAMİ YILDIZ ... Devamı

NASRETTİN HOCA ARAMIZDA

2011-08-16 11:25:00

Dün ülkemizin masallarda kalmış şehri İstanbul’da gezerken içine karışmaktan korktuğum kalabalığın arasında , başında kavuğu, sırtında cüppesiyle  Nasrettin Hoca çarptı gözüme.Eminönü meydanında  bir banka oturmuştu. O da benim gibi kendisine çok yabancı insan kalabalığı içinde şaşkın ve yalnızlıktan bunalmış haldeydi.  “Gel dedeciğim.” diyerek elinden tuttum, bir  çınarın gölgesinde gözlerden uzak bir yere götürdüm. Biraz hoşbeşten sonra yüzyıllar sonra aramıza karışmasının nedenini sordum. Hoca iç çekerek cevap verdi: ” Aralarından ayrıldığım  bunca yıl sonra ‘torunlarım  ne haldedir’ diye bakmaya geldim de hay…”                 Bu hay’ın arkasından   gelecekleri  tahmin edip araya girdim:” Anladım hocam da niye hay…?” -Niyesi var mı evladım? Bizim zamanımızda Moğollar vardı, Anadolu’yu bir uçtan bir uca atlarıyla çiğnemiş, iy-güzel  ne varsa yerle bir etmişlerdi. Moğollar gideli yıllar oldu; ama şimdi çevreye bakınca anlıyorum ki sizin yaptıklarınızı Moğollar bile yapamamış bu ülkeye.”                  -Şu güzelim şehre bu taş,beton yığınını  Moğollar yığmadı sanırım Dünyanın incisi Boğazı, Avrupalının Altın Boynuz diyerek hayranlık duyduğu içten içe göz koyduğu Haliç’i bu hale onlar koymadı herhalde? Hele şu insanlara bir  bak. Hiçbiri yaşadığı yerin, çevresinde olan bitenin farkında değil. Habire bir şeyler  alıp satıyor bir yandan da   ne olduğunu bilmediğim şeyleri tıkınıp duruyorlar. Hele ellerine geçen her şeyi yerlere saç... Devamı

SEÇİMİN ARDINDAN

2011-08-16 11:15:00

Türkiye bir seçimi daha geride bıraktı. Öncelikle kazananları kutlamak   ve siyasi başarılarını takdir etmek gerek. Bu bir yarış, her yarışın bir kuralı özel bir taktiği var. Bu kuralları iyi bilen, iyi uygulayanlar kazanırken;yarışın kurallarını, yarış parkurunu ve birlikte yarıştıklarını iyi tanımayanlarsa kaybetti. Peki, kazananlar kim, kaybedenler kim?                                   Seçimi   Kürt milliyetçileri kazanırken Türk milliyetçileri kaybetti. “Kitab”ı zamana ve kendilerine uyduranlar kazanırken  ısrarla “Kitab” a uygun davranmaya çalışanlar kaybetti. Pragmatist(faydacı) düşünenler kazanırken idealist düşünenler kaybetti. “Gaye vasıtayı meşru kılar.” diyenler kazanırken  “Hiçbir gaye, bütün kuralları çiğneyecek kadar kutsal değildir.” diyenler kaybetti. İnsanların eline  azından çoğundan yiyecek bir şeyler tutuşturanlar kazanırken kitap gazete tutuşturmaya çalışanlar kaybetti. Artistik  puanları yüksek olanlar kazanırken yalnız teknik puanlara bel  bağlayanlar kaybetti.                                   Şimdi kazananlara düşen, bir süre zaferin tadını çıkardıktan sonra  ne büyük bir sorumluluk yüklendiklerinin bilincinde olmak ve buna göre davranmaktır. Kaybedenler ya da umduklarını bulamayanlarsa önce rakiplerinin başarısını hazmetmeyi öğrenmeli sonra da oturup “Biz nerede yanlış yaptık”  diyerek kendilerini sorgulamalıdırlar. Ardından da ... Devamı

ARAP DÜNYASI VE TÜRKİYE

2011-08-16 11:04:00

   Yıllarca aynı tarihi paylaştığımız Arap ülkelerinde olup bitenler ve bunların uluslararası uzantıları, Osmanlı’nın mirasını devralan Türkiye Cumhuriyetinin de en büyük baş ağrısı oldu yıllardan beridir.                 Önce Birinci Cihan Harbi yıllarında  Arap emirlerinin İngiliz altınları karşılığında Osmanlı ordularını arkadan vurmasıyla sarsıldık. Medine’yi ve oradaki mukaddes emanetleri korumaya çalışan Fahrettin Paşa ve  emrindeki  Mehmetçiklerin din kardeşleri tarafından şehit edilmelerini unutamadık. Arabistan çöllerine kefensiz gömdüğümüz gençlerin ardından ağıtlar yaktık,Yemen türküleri söyledik. Ardından Türkiye Cezayir’in  Fransa’dan bağımsızlığının onaylandığı Birleşmiş Milletler toplantısında Cezayir’den yana tavır koyamadı; Filistin Topraklarında bir İsrail devletinin kurulması oylamasında ise İsrail yanlısı oldu . Kıbrıs Barış Harekatında ABD ve  Avrupa bize ambargo uygularken  bugün  bizim arkadan vurmaktan utanmadığımız  Kaddafi liderliğindeki Libya, tüm askeri malzemelerini Türkiye’nin emrine vermek mertliğini gösterdi. Buna karşılık bugün milli davamız haline dönüştürdüğümüz Filistin’in o günkü yönetimi,Kıbrıs konusunda eli kanlı  papaz Makarios’un ardında saf tutmakta bir engel görmedi. Yaşanan bu olaylar,  yıllardan beri Arap dünyasıyla  bir dargın bir barışık yaşamamıza neden oldu ve  belli ki uzun bir süre daha olmaya devam edecek. Ülkemizin son yıllarındaki dış politikası, belirgin biçimde Arap eksenli olmaya başladı.  Bu politika ,gerek yöneticilerimiz gerekse ABD ve AB tarafından beslenen medya tarafından Arap yanlısı gibi g&oum... Devamı

PUSULA HEDEF İRAN DİYOR.......!

2011-08-16 10:48:00

İzvestiya gazetesine açıklamada bulunan Rusya’nın NATO Büyükelçisi Dmitri Rogozin, BM’de alınan kınama kararının ardından askeri müdahale girişimleri ile ilgili kampanyaların başlayacağına dikkat çekip, “Kuzey Afrika’da gerçekleştirilen askeri operasyonları destekleyen bir kısım batılı ülkeler, Suriye için de benzer bir senaryoyu öngördükleri sonucu mantıklı olarak ortaya çıkıyor” dedi. İttifak güçlerinin hedeflerinin sadece batı ile fikirleri örtüşmeyen rejimlerin değiştirilmesi olduğunu savunan Rogozin, bir kısım uzmanların dillendirdiği Suriye ve Yemen’in İran’a saldırı için son adım olarak kullanılacağı yönündeki düşüncelere de katıldı. “İran’ın çevresinde çember daralıyor” değerlendirmesinde bulunan Rogozin, “İran’a yönelik askeri planlar devam ediyor. Biz bölgede geniş çaplı bir savaşın tetiklenmesinden endişe ediyoruz” uyarısı yaptı. Moskova’nın Libya dersinden sonra Suriye’de güç kullanarak bir sonuç alınmasına yönelik girişimlere karşı olacağına değinen Rusya NATO Büyükelçisi, “Kuzey Afrika’da ortaya çıkacak geniş çaplı çatışmalar tüm dünya için yıkıcı olacaktır.” şeklinde konuştu. İRAN NEDEN HEDEF ? İran’ın çözüm bekleyen uluslar arası meseleleri var;  1990 yılında geliştirilen diplomatik ilişkilere rağmen, İran Irak'la olan deniz sınırını kaybetmiştir. Kara sınırı, gemicilik kanalları ve 8 yıllık İran-lrak savaşından kalan diğer meseleler tam olarak çözümlenememiştir. Birleşik Arap Emirlikleri; İran'ın, Arap dünyasında “Tunb EI Kübra" olarak bilinen, Büyük Tunb Adası ile Kü&ccedi... Devamı

BOP-GBOP YAKIN ZAMAN DİLİMİNDE NASIL UYGULAMAYA SOKULDU

2011-08-11 00:17:00

BOP-GBOP YAKIN ZAMAN DİLİMİNDE NASIL UYGULAMAYA SOKULDU BOP’un ortaya çıkması öncesinde RAND Cooperation adlı bir düşünce kuruluşunun, ABD hükümetine sunduğu raporla birlikte, ABD yönetimi BOP konusuna Türkiye’yi dahil etmek istemiştir.   Buna göre:   Türkiye’nin İslam dünyasının en başarılı ülkesi olduğu ve bu gelişmesini laiklik anlayışına borçlu olduğu : ancak Kemalizm ,milliyetçilik v.b akımlar nedeniyle aslında laiklerin ABD’ye çok ılımlı bakmadıkları raporda yer almıştır.Son olarak mevcut siyasi yönetim altında , Türkiye’nin ılımlı İslam için iyi bir model oluşturduğu saptaması yapılarak bu konuda Türkiye’deki iktidarın desteklenmesi gerektiğinin altı çizilmiştir   Buna karşılık Başbakan Erdoğan, ABD ziyaretinde katıldığı Ortadoğu Panelinde Ilımlı İslam söylemine ‘‘Ilımlı yada Ilımsız İslam’ın olamayacağı’’ gerekçesi ile tepki göstermiştir.   Bu amaçla Başkan Bush, Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile BOP hakkında görüşmelerde bulunmuştur. BOP’un, Türkiye kamuoyunda tartışılmaya başlaması başbakan Erdoğan’ın, 28 Ocak 2004’de Washington’a yaptığı ziyaretle başlamıştır.   Ziyaret sonrası Erdoğan’a zirvede sözü edilen Proje ile ilgili sorular sorulması üzerine ‘‘Sayın Bush ile görüşmede, ABD’nin global çerçevede büyük yeni kuvvet yapılandırması, BOP veya GOP Vizyonu gibi konulardaki yaklaşımları en etkili ağızdan dinleme imkanı bulduk, düşüncelerimizi ifade ettik’’ diyerek Proje ile Türkiye’nin tanıştığını belirtmiştir.   Erdoğan aynı zamanda ‘‘ anılan Projenin hedefini paylaştıkl... Devamı

Madalya   Buton Rozet   Madalya imalatı  Parti Malzemeleri